18 Kasım 2017 Cumartesi

SOHBET KÖŞESİNE MİNİ KOLTUKLAR


                                           Eski hali                                           Yeni Hali
                       

Bir çok sandalye yeniledim, ama  en son bunlardan bişey çıkar mı diye çok düşündüm. Bu mini koltuklar kardeşimin dükkanında atıl durumda idi, yani yakılacaklar arasındaydı. Olur mu öyle şey, baktım iskeletleri sağlam ve hiç bir sallanma yok, ben de aldım. Aldım da eşim "yeter artık" dedi "bu kadar da olmaz, bunlar çok berbat" ( Sen öyle san, bitince başka yok mu bunlardan diyeceksin :))



Üstündeki bütün kumaşları söktüm.



Bir güzel dezenfekte ettim. (  çamaşır suyuyla yıkadım)


Kuruyunca zımpara yaptım

Bazı yerlerine macun sürüp, çatlaklarını kapattım ve yine zımparaladım. 



En keyifli aşamasına geldik. Gönlümce Boyadım.





Bu görmüş olduğunuz kumaşları, bir döşeme ustası bana verdi. Artık kullanmıyormuş ve benim işime yarayacağını düşünmüş sağolsun. Uzun zamandır depoda bekliyorlardı, şimdi tam sırası


Çiçek deseni çizip, bir kalıp oluşturdum,

Mini koltuklara döşeyeceğim kumaşın üzerine iğneledim.

Kenarlarından, siyah kalın bir yünle ( Belirgin olması için siyah kullandım, yama gibi dursun diye) işledim.


Hazırladığım kumaşları daha önce de bahsettiğim kompresörümle sandalye iskeletlerine kapladım. Tabii altlarına yeni süngerlerini de döşedim.

Vay canınaaa... Süperrr dimi?







Onlar da,  Calypso Beac'de yerlerini aldılar. Bahsettiğim fiskos köşesine kurulacaklar.


Devamı gelecek.

16 Kasım 2017 Perşembe

SEHPA YENİLEME

Hadi bakalım güzel bir sohbet köşesi yapalım. Hepsi de eski mobilyalardan. 

Epey eski bir sehpa, değişmeyi ve yeni bir soluk almayı bekliyor, onunla başlayalım.


Zımparalama işinden sonra, Rich multisurf beyaz renk boya ile boyandı. İlk katı sulandırılarak, ikinci katı sulandırmadan boyandı. 



Beyaz rengin üstüne mavi renk ile boyandı.



 pamuklu bir bez ile hafifçe silindi. 





Aslında yapılan eskitme yeterliydi ama bana yetmedi, daha soft görünmesi için üzerine bir de pudra eskitme yapıldı. Tamam, böyle daha güzel... Yaptığım işlere hep yakından bakarım, istediğim görüntüyü elde edene kadar işleme devam ederim. Bunda da öyle yaptım ve istediğim görselliği elde ettim. 

Üstünü sadece beyaz bıraktım.






Sehpanın üst kenar kısımları biraz zımparalandı ve eskitildi.

Sehpa üstüne de sert uçlu bir fırçaya biraz mavi renk alınıp süpürüldü.


İş bitti mi sandınız? Yooo... daha değil, sehpa üstüne stencıl yapıldı.




Cilası da çekildi ve böyle bir görüntü çıktı ortaya 





Aslında böyle bakıldığında tamam öylece boyanmış gibi, ama bu görüntüyü elde edebilmek için siz de gördünüz kaç türlü aşamalardan geçti. O yüzden yapacağınız boyamalarda hemen ben boyadım bitti diyemezsiniz, ortaya çıkan ürünlerin diğerlerinden bir farkı kalmaz, fark yaratmak için birçok boyama aşamasını da bilmeniz gerek. Ben eğitmen değilim ve bu konuda hiç eğitim de almadım, sadece çok araştırdım, denedim, yanıldım, bozdum ve bir daha denedim. Sonuç istediğim gibi olana kadar vazgeçmedim. Uygulamalarda daha çok eksiğim var biliyorum. Ama öğrenmenin yaşı yok daha çok şeyler öğrenicem.  İstedikten sonra yapılamayacak şey yoktur. Gerçekten istiyorsanız vazgeçmeyin siz de yapabilirsiniz.
            Beni izlemeye devam edin, sohbet köşesini yapmaya yeni başladık. Devamı gelecek...

28 Ekim 2017 Cumartesi

DAL ÇERÇEVELİ AYNA

Ayna ayna söyle bana, memnun musun çevrendeki dallardan?
Dere kenarında, deniz kenarında, baraj kenarında, su ve toprak ile aşınmış ve  şekillenmiş ağaç dalları var ya, işte onlarla inanılmaz işler başarabilirsiniz. Hem ucuz, hem kolay, hem de yapım aşaması çok zevkli, sonuç ise mükemmel...
Ben eskiden beri toplarım hep bu dalları. Onları bir güzel yıkayıp, topraklarından arındırırım, tertemiz olurlar. 


Kullanmadığım, bazı yerleri deforme olmuş bir boy aynası vardı. Paketlenmiş olarak bir yerlerde bekliyordu.
"Gel" dedim ona, "Gel gel...  artık saklandığın yerden çık, tozlarından, paketinden kurtul, üstündeki ölü toprağını at ve hayata dön, senin de yüzün aydınlansın, iki insan yüzü gör" :))


 Dalların şekillerini kendimce ayarlayarak, aynanın etrafına yapıştırdım. biraz uzun sürdü tabii, ama önemli olan sonuç .


Şu dalların kıvrımlarının güzelliğine bakın. İnsan eli yapamaz bu güzel şekilleri, yapsa da yapay durur. Doğal olan herşey çok güzel bence...



Bitti sonunda.





Hadi yerine asalım









İnanın öyle güzel oldu ki,  fotoğraflarda o güzelliği göremedim ben. Aslını görmek lazım.
Bunun için de Calypso Dikili'ye gelmeniz lazım.
Benden şimdilik bu kadar.  

25 Ekim 2017 Çarşamba

ESKİ GİTARDAN IŞIKLI PANO

Oğlumun eski gitarı bu, kullanılmaz durumda idi. Kendisinden de izin  alarak başka bir şekilde kullanmak istedim.


Üzerine şekiller çizdim ve matkapla bu çizgilerin üzerinden delikler açtım. 


 Böyle bir desen çıktı ortaya


Hadi bir de boyadım.


Turuncu rengin üstüne deliklerle çizilen şekillerin üstünden turkuaz rengi ile belirginleştirdim.


Gitarın kenar kısmından daha büyük delikler açtım.


 Kenar kısmına açılan büyük deliklere şişeleri yerleştirdik. Calypso'nun müzik köşesine astık.


Tabiiki bu kadarla kalmadık, içine yerleştirdiğimiz led ışığı yakınca çok güzel bir görüntü çıktı ortaya






Müzik köşemiz hazır. 




E-posta Takibi

Çeviri