1 Kasım 2014 Cumartesi

Merhaba


          Aranıza yeni katıldım, yani blogger’ın acemisiyim. İnşallah yavaş yavaş ben
 de bu işi öğrenicem. Azmin elinden hiç bir şey kurtulmaz. Bu konuda bilgisi olan
 arkadaşların yardımlarını bekliyorum. Hiçbir şeyi atmayıp ” birşeyler yaparım” 
diyerek bir kenara ayırdığım için yakınlarım bazen bana "Eskici Nevin" diyerek 
takılırlar. Gerçi benim elimde de fazla durmaz, mutlaka bir şekil değişikliğinden
 sonra yine, yeniden hayat bulurlar. Bu durum bende hastalık olmaya başladı, 
objelere bakışlarım değişti. “Bundan ne yapabilirim” diye düşünmeden edemiyorum. 
Ormana gitsek odun kütükleri topluyorum, denize gitsek çakıl taşları topluyorum, 
eski bir köy evine gitsek mutlaka işime yarayacak eski bir çerçeve, kapı kolu vb. 
bulup eve getiriyorum. Gerçekten kendimi durduramıyorum bazen. Zamanım olsa 
daha neler neler yapıcam, ama yapacağım işlere zamanım yetmiyor, bu da beni 
üzüyor. Uzunca bir zaman yeni birşeyler ortaya çıkarmıyorsam kendimi mutsuz 
hissediyorum.Yeni bir şey ortaya çıkmışsa, değmeyin keyfime… blog sitelerinde 
gezinirken, anladım ki yalnız değilim benim gibi çok bayan varmış, Ohh!! içim 
rahatladı, normal biriyim yani ben .
    
          Şimdilik yeter bu kadar gevezelik,sizlerle ilk olarak evimin teras
 düzenlemesini paylaşmak istiyorum. Ben bahçe ile uğraşmayı çok seviyorum, bahçeli bir evde oturmadığım için böyle bir şansım yok, ben de terasımda bişeyler yapmaya 
çalıştım. Umarım beğenirsiniz.

                 
                   Bu boş çerçeve, atıl durumda idi, dayanamadım onu alıp, eskitme yaptım,




Camlarına da vitray yaptım, ilk kez vitray çalışması yaptım fena olmadı sanırım...
 Terasda beni rahatsız eden, alt katlara ait bir baca var, amacım onu 
güzelleştirmek::))) bakalım başarabilecek miyim! yeni bir şekil verdiğim çerçeveyi bu
 bacanın ortasına astım.





                Dezin kıyısından toplayarak biriktirdiğim taşları, bacaya yapıştırmaya
 başladım.




                             Fotoğraflar biraz buğulu çıkmış ama...




Çalışmalara devam...






                           Eşim de sağolsun yardımlarını esirgemedi benden... O da duvarların
 tamir işlerini yaptı, çerçevenin asılmasında bana yardımcı oldu. 



               Bunlar adana şişler. Onlardan da çerçevenin önüne çitlerden saksılık yaptım.
                  





Saksılığın içine de vitray çalışmasını destekleyen laleler yerleştirdim.




Bacanın bitmiş hali...






Çerçevenin üstündeki osmanlı kiremitlerini sağbitleştirmek, epey zamanımı aldı 
biraz zor bir iş. 




Bu eski masa,


Bu da eski bir sedir,



Tamir edildiler ve boyandılar  (Boyama ve tamir de bana ait::))



Bu eski sandalyeleri bulmak inanın çok güçtü, böyle orjinalini bulamıyorsunuz,  eşim
 onları eski bir köy kahvesinin deposundan temin etti ve çok kötü durumdaydılar,
 onlar için epey bir emek sarfetmek zorundaydık.



Üşenmedik, onları yola getirdik. Tamir işi eşimdeydi, boyama ve minderleri dikme bana ait. 
Nasıl ama ???




Vaavvvv.... iyi görünüyor, sedirin üstündeki minderler de benim el emeğim...

     

                           
                                    


Daha önce de söylediğim gibi dere kenarına da gitsek, elim boş dönmüyorum. Dere 
kenarında su gücüyle deforme olmuş ağaç kütüğünü aldım ve ona mum koyabilmek 
için oyuklar yaptım.







                                     Doğal şamdan hazır.... Bundan daha doğalı yoktur herhalde








        Şimdi bakın bu gördüğünüz halamın bahçesindeki kuruyan elma ağacı... Sağol halacım.









Onu biraz süsledim, plastik yapraklar ve kendi ürünüm su kabağı lambaları ile... 
Su kabaklarını daha önce oturduğum evin bahçesinde yetiştirmiştim  ve onları
 işleyerek lambalar yaptım. Bu lambalardan daha çok var, daha sonra onları da
 yayınlayacağım.

                                                         

Nasıl görünüyor?













Bu da karşı duvarımız, geçen yıl yaptırmıştım bu ferforjeyi, çiçeklerim için. 
Bu yıl çiçekler yerlerini sevmişler ki coştular. Çok severim ben balkon çiçeklerini
 insanın keyfine keyif katıyorlar renkleriyle...








Akşam olunca teras ayrı bir çehreye bürünüyor, Sizce de öyle görünmüyor mu?





ı 
























İlk sefer için epey uzun bir yazı oldu galiba şimdilik bu kadar... Umarım ben de 

birileri için bazı fikirler verebilmişimdir. 


                           

E-posta Takibi

Çeviri